İyi İlk İzlenim Bırakmanın 9 Adımı

İyi İlk İzlenim Bırakmanın 9 Adımı
İyi İlk İzlenim Bırakmanın 9 Adımı

Araştırmalar ortaya koymuştur ki doğru izlenim uyandırmak için 30 dakikamız yoktur. Güçlü bir etki, saniyeler içinde yaratılır ve kalıcı bir görüş yarım dakikadan dört dakikaya kadar bir süre içinde nasıl göründüğümüz, nasıl duyulduğumuz ve hareket ettiğimiz üzerine kurulur. Çok azımız nedensiz ön yargıdan bağımsızdır. Hepimiz hayatlarımızda pek çok rol üstleriniz.

İlk izlenim kaç saniyede oluşur?

Araştırmalar yeni tanıştığımız biri üzerinde etki bırakmak için dört dakikadan az bir süremiz olduğunu göstermiştir. İlk izlenimler insanların kendileri hakkında karmaşık bilgileri kim olduktan ve neyi temsil ettikleri, alıp verdikleri karşılıklı etkileşimlerle oluşturulur. İlk etki söyleyeceklerimizle olduğu kadar nasıl gözüktüğümüz, nasıl hareket ettiğimiz ve nasıl konuştuğumuzla yaratılır. Bir yabancı anlayışımız, gördüklerimiz tarafından yönlendirilir, bu nedenle onların kıyafetlerine, giyim kuşamlarına, davranışlarına ve yüz anlatımlarına odaklanırız. Sonra ne duyabildiğimize odaklanırız; seslerinin tonu, aksanları ve ne kadar yüksek sesle konuştukları gibi şeylere. Son olarak sözcüklerin kendilerine odaklanırız.

Bugüne kadar insanlar sizin davrandığınız gibi olduğunuzu düşündüler. Sizi siz yapan başka şeylere – düşünceleriniz, duygularınız, tavırlarınız, güdüleriniz, İnançlarınız vb. – karşın herkesin gördüğü davranışlarınızdır.

İyi İlk İzlenim Bırakmanın 9 Adımı
İyi İlk İzlenim Bırakmanın 9 Adımı

İnsanlarda güçlu etki bırakmak

30 dakikanız varsa istediğiniz doğru izlenimi yaratmak için yararlı olacak hazırlık, plânlama ve araştırma adına yapabileceğiniz şeyler vardır. Bu bilgileri belirli bir tip kişi olacağını kestirdiğimiz insanla karşılamaya hazır olmak için işleriz. Belirtileri kendi bilgi, deneyim ve önyargımıza karşı yorumlamaya çalışırız. Aldığımız bilgiyi önce emeriz sonra da düzenleriz, kimi zaman bilginin kendisi adına, ancak sıklıkla uygulanabilir nedenler için. Elimizdeki bilgi, durumu tanımlamaya yardımcı olması için kullanılır. Kendimize ‘bu kişi potansiyel olarak güvenli mi, tehlikeli mi?’, ‘Benden nasıl davranmam bekleniyor?’, ‘Öteki kişiden ne tür bir davranış bekleyebilirim?’ gibi sorular sorarız. Erkeklerde ilk izlenim süresi ile kadınların ilk izlenimde karar verme süreçleri farklı olabilmektedir.

Yargıların dakikalar içerisinde verildiğine inanmaya yönlendiriliriz. Aslında öyledir; ancak kimi insanlar bir yabancıyı değerlendirmek için ötekilerden daha çok zaman verirler. Yaş, cinsiyet ve ırk gibi fiziksel özellikler, ağırlık, boy, renk ve yüz hatları yolu ile görsel ve ivedi olarak aktarılırlar. Bir erkekte etki bırakmak isteyen bir kadınla erkeğin aynı durumdaki davranışı farklı olacaktır. Zeka, yeteneklilik, güvenilirlik, sosyal sınıf, çekicilik, parasal durum vb. şeyler sonra anlaşılır ki bu her zaman kesin doğru olmaz. Kimi insanlar sözlü olmayan ipuçlarını değerlendirmekte zorlanırlar. Kimilerimiz sezgilerimizi kullanırız, ötekiler bir sonuca varmadan önce gördükleri gerçeklere güvenir ve tartarlar. Bu zaman alabilir. Pek çok durumda karşımızdakinin hakkımızda yargılara varmasının ne kadar süreceğini bilmeyiz, bu nedenle ilk seferinde iyi bir izlenim yaratmaya çalışırız.

İçten Dışa

Benim izlenim yönetimine yaklaşımım bütünseldir. Görüşünüzü ve davranışınızı, düşüncelerinizden ve duygularınızdan ayırabileceğinizi düşünmüyorum. İÇ > DIŞ yaklaşımını kullanmamın nedeni budur. Tavırlarınız, duygularınız ve düşünceleriniz dışa vurulur ve davranışınızla gösterilir, izlenim yaratmazlık edemezsiniz. Gönderdiğiniz belirtileri denetlemeyi öğrenirseniz bilinçli olarak vermek İstediğiniz izlenimi verirsiniz, iş hayatında başardı ilişkiler değişik durumlarda değişik insanlara karşı davranışlarımızı nasıl yönettiğimize bağlıdır.

İzlenim Yönetimi

İnsanlar başka bir ülkeyi ziyaret ettiklerinde, arkadaşlarına gittiklerinde ya da aileleriyle kaldıklarında kendiliğinden birlikte oldukları insanlara ‘ayak uydururlar’. Aksanlarını değiştirirler ya da belki de hızlı konuşabilirler ya da kendi ailelerine benzer bir aileye düşerler. Küçük bir çocukla konuşurken daha basit sözcükler kullanırız. Bir sağırla iletişim kurarken tane tane konuşuruz. Bunların hepsi insanların dili ele alma becerileridir. İnsanlarla tanışıp iyi bir izlenim yaratmak istediğimizde davranışlarımızla ilgili benzer bir işlem vardır. Hepimizin doğuştan, davranışlarımızı ve görüşümüzü başkalarına uydurma yeteneği olmadığı İçin teknik ve psikolojik nedenlerin bir kısmını öğrenmek yararlıdır.

İzlenim yönetiminde dokuz adım vardır:

  1. Hedeflerinizi tanımlayın – durumdan siz ne elde etmek İstiyorsunuz?
  2. Dinleyicilerinizi tanımlayın.
  3. Hedeflerinizi başarmak için uygun araçları ve teknikleri seçin.
  4. Hareketi yapın, davranışınızı sergileyin.
  5. Dinleyicilerin tepkisini değerlendirin.
  6. Hangi kişisel sonuçların karşılandığını değerlendirin.
  7. Araçları ya da teknikleri yeniden biçimlendirin ya da elinizde tutun.
  8. Kişisel hedeflerinizi yeniden biçimlendirin ya da elinizde tutun.
  9. Bunları yeniden yapın.

Rol Yapma

İş görüşmesinde iyi izlenim bırakmak isteyen bir aday ister istemez rol yapmak durumundadır. Rol yapma tamamen doğal bir davranıştır çünkü; hepimiz yaşamlarımızda pek çok rol oynarız. Sosyal, kişisel ve mesleki gereksinimlerimizi karşılamak için sosyal kimlikler yaratırız. Hep aynı kişiyizdir; ancak yaşam tarzımızın içinde değişik roller oynamamız gerekir –anne, kız arkadaş, eş, okul arkadaşı, patron, iş adamı, profesyonel sunumcu. Başarılı olmanızın önemli olduğu yakın zamandan bir örnek düşünün. Konferans vereni dikkatiniz ve entellektüel birikiminizle etkilemek istediğiniz sıkıcı bir konferans olmuş olabilir. Belki sevgilinizin ailesiyle tanışmayı plânlıyordunuz ya da belki son zamanlarda bir iş görüşmeniz oldu. O anki hislerinizi ve düşüncelerinizi yakalamaya çalışın ve soruları ne kadar dürüst yanıtlayabileceğinize bakın.

  1. Davranışınızı değiştirip rol yaptınız mı?
  2. Davranışınızı ne ölçüde uydurdunuz?
  3. Neden bunun gerekli olduğunu düşündünüz?
  4. O an nasıl hissettiniz?
  5. Sonra nasıl hissettiniz?
  6. Yapmanız gerekse yine yapar mıydınız?
  7. Yapmasaydınız ne olurdu?

Sahne Arkasına Kayma

İyi bir neden için bile olsa, rol yapmayı ya da görüntünüzü sürdürmeyi uzun süre çekmek zorunda kalırsanız yorucu olabilir. Bu nedenle maskenizi düşürüp kendiniz olma fırsatı bulmak önemlidir. Bilmediğiniz (belki de hoşlanmadığınız) insanlarla küçük konuşmalar yapmak ve arkadaş canlısı olmak içinizden gelmiyorsa neden ikide bir zaman harcayasınız. Bir düğünde ya da İş konferansında her zaman ‘sahne arkasına kayma’ olanakları vardır. Sosyal iletişiminizi sınırlandırın yoksa görgüsüz olduğunuz ve nasıl davranacağınızı bilmediğiniz izlenimini verirsiniz.

Yanlış Reklam Yapma Ve Göz Boyama

Bilinçli İzlenim yönetimi için iyi ve kötü etkenler vardır. Rol yapmanın, hilelere, yalanlara, abartılara ve gizlenmişliğe karışmak anlamına gelmesi gerekmez. Göz boyama: ‘Kişinin çevresinde ya da görünüşünde kendisini daha beğenilir göstermek İçin fiziksel değişiklikleri kullanması’ -bu davranışın amacı daha saygın, paralı, yetenekli ya da toplumun beğendiği başka özelliklere sahipmiş izlenimi yaratmak olduğundan aldatıcı gözükebilir. Bu strateji genellikle karar vericilerle görüşürken, sattığınız malı överken ya da toplumsal olarak, örneğin; sevgilinizin ailesiyle tanışırken dinleyicilerin sizi en iyi halinizle istediğinize karar verdiğinizde kullanılır.

Hileli manevraları, istediğinizi elde etmek ya da sorunlardan sıyrılmak için kullanmak olasıdır. Yalnızca olası olması, bilinçli olarak izlenim yöneten herkesin hile yaptığı anlamına gelmez. Bu karmaşık ve doğal bir insan etkinliğinin zararsız bir yorumudur.

Bir önceki yazımız olan Liderlik ve Konumsal Yaklaşım başlıklı makalemizde doğal lider, liderlik ve yönetici hakkında bilgiler verilmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*